401

Bu söz, büyük iftirâdır. Emevîler zemânında, (Ehl-i sünnet) âlimleri vardı. Bu âlimlerin gösterdikleri doğru yol, Resûlullahın ve Eshâb-ı kirâmın yoludur. Resûlullahın yoluna, Emevîlerin uydurması diyerek müslimânları aldatıyor.

14 — Mubârek gecelerin birkaçı Kur’ân-ı kerîmde açıkça bildirilmişdir. Hepsini Peygamberimiz Eshâbına öğretmişdir. Din imâmlarımız da, Eshâb-ı kirâmdan öğrenerek kitâblarına yazmışlardır. Emevî halîfeleri islâm dînine saldırmadılar. Bugünki müslimânlık, Peygamber efendimizin bildirdiği müslimânlıkdır. Mubârek gecelere bid’at diyenler, Peygamber efendimizin hadîs-i şerîflerine bid’at demiş oluyorlar. İslâmiyyet, câhillerin, ahmakların sözlerine aldanmakla korunmaz. İslâmiyyet, Ehl-i sünnet âlimlerinin, Eshâb-ı kirâmdan öğrenerek yazmış oldukları kitâblara uymakla korunur.

15 — Resûlullahın cenâzesini ortada bırakdılar demek, hazret-i Alîye büyük iftirâ olur. Evet, acı haberi işitince, hazret-i Alî de, birçokları gibi ne yapacağını şaşırdı. Evine kapanıp ağlamağa, ciğerini dağlamağa başladı.

Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” vefât etmeden önce, hazret-i Ebû Bekri “radıyallahü teâlâ anh”, müslimânlara imâm yapdı. Vefât edince, müslimânlar da, oybirliği ile, hazret-i Ebû Bekri imâm seçdi. Hazret-i Ebû Bekr, hazret-i Alîyi evinden çağırıp, Resûlullahın hizmetini yapmasını emr eyledi. Böylece cenâzesi kaldırıldı.

Hurûfîler, Peygamberimizin “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” ölümünden sonra, hazret-i Alînin üzerine asker çekip muhârebe etdiler diyerek, Eshâb-ı kirâmı kötülüyorlar. Bu sözleri de yalandır. İftirâdır. Üç halîfe, hazret-i Alîyi baş üstünde taşıdılar. Onun mubârek kalbini incitecek birşey yapmadılar. İslâm târîhlerini okuyanlar, bu hakîkatleri bilir. Bu yalanlara aldanmaz.

Birkaç zâlimin, ahmağın, imâm-ı Hasenin cenâzesine yapdığı saygısızlığı behâne ederek ve olayları değişdirerek, Ehl-i sünnet olan müslimânlara saldırıyorlar. Temiz müslimânları doğru yoldan sapdırmağa uğraşıyorlar. Aşere-i mübeşşereden, ya’nî Cennete gidecekleri müjdelenmiş on kişiden biri olan Sa’d ibni Ebî Vakkâs hazretlerinin oğlu Ömerin, Kerbelâda hazret-i Hüseynle harb ederek şehîd edilmesine sebeb olmasını, bütün müslimânlara suç olarak yaymağa, hattâ dahâ önce ölmüş olanlara da, bu yüzden la’net etmeğe kalkışan islâm düşmanlarının, acıklı, şişirme hikâyelerine aldanıp da, müslimânlar arasında bölücülük yapmamalıdır. Bir müslimâna kötü gözle bakmak, onu çekişdirmek, ona iftirâ etmek, kalbini kırmak harâmdır. Bunların herbiri ayrı ayrı büyük günâhdır.

Sesli Okuma
DEVAMBİTİR
(1/5) Okuma ayarları →

(2/5) Kitap ve sayfa numarası seçimi

(3/5) Bölümler arasında dinamik geçiş

(4/5) Önceki veya sonraki bölüm ve sayfalar
(5/5) Sesli okuma ve yazı takibi
15 saniye geri alabilme.