401

Bu güne kadar, dünyânın her tarafında, Islâm memleketlerinde, yüzbinlerce hâfız yetişdi. Bunların Kur’ân okumaları büyük ibâdet idi. Her müslimân, nemâzda ve nemâz dışında, ezberden Kur’ân-ı kerîm okumakdadır. Her müslimân çocuğu, mektebe başlayınca, ona herşeyden önce, Kur’ân-ı kerîmden parçalar ezberletilir. Kur’ân-ı kerîm, Küleynînin kitâbı ve Ebû Ca’fer Tûsînin Tezhîb kitâbı gibi değildir ki, sandıklarda kilidli bırakılıp, tenha zemânlarda birkaç kişi gizlice okusun! Hâlbuki, şî’îlerin bütün kitâblarında yazıyor ki, Ehl-i beyt-i nebevînin ve oniki imâmın hepsi, bu Kur’ân-ı kerîmi okurlardı. Dosta, düşmana, sened olarak, bu Kur’ânı gösterirlerdi. Bunun âyetlerini tefsîr ederlerdi. Imâm-ı Hasen-i Askerînin tefsîri diyerek sakladıkları tefsîr kitâbı, bu Kur’ânın tefsîridir. Oniki imâm, çocuklarına, kadınlarına, talebelerine, hep bu Kur’ân-ı kerîmi öğretirlerdi. Nemâzda, bu Kur’ânı okumalarını emr ederlerdi. Bunun içindir ki, şî’î âlimlerinden şeyh ibni Bâbeveyh, (I’tikâdât) kitâbında, bu yoldan hazret-i Osmâna “radıyallahü teâlâ anh” saldırmanın yanlış olduğunu bildirmişdir.

5 — Bir zındık, Kur’ân-ı kerîmi yıllarca incelemiş, altmışbeşden fazla yerde (Salât) kelimesini görmüş. Salât düâ demek oldugu için, gece gündüz her zemân salât yapılır demiş. Nemâz demek olan salât kelimesi ile düâ kelimesini karışdırmış. Türkçe, (Dürr-i yektâ serhi) kitâbının otuzsekizinci sahîfesinde diyor ki, (Son zemânlarda, ba’zı zındıklar, tekke şeyhi olduklarını söyliyerek, gençleri aldatıyorlar. Küfre sebeb olan i’tikâdları, islâmiyyet olarak ileri sürüyorlar. Âyet-i kerîmelerde ve hadîs-i şerîflerde yazılı olan (Salât) kelimesi, böyle yatıp kalkmak demek degildir. Zikr ve Murâkabe demekdir. Ya’nî, Allahın ismini söylemek ve oturup, gözlerini kapayıp, Allahın varlığını, büyüklüğünü düşünmekdir, diyorlar. Hâlbuki, zikr Allahü teâlâyı kalb ile hâtırlamak olup, çok zordur. Nemâz kılmak, zikr yapmağı kolaylaşdırır. Murâkabe, Allahü teâlânın her an insanı görmekde ve bilmekde olduğunu düşünmekdir. Bu da, nemâz kılmak ile hâsıl olur. Zındık, nemâz ile hâsıl olacak şeyleri ileri sürerek, nemâzı inkâr etmekdedir. Nemâzı inkâr eden kâfir olur. Inanıp, tenbellikle kılmayan fâsık olur. Kılmağa başlayıncıya kadar habs olunur. Her müslimânın beş vakt nemâzın farzlarını, vâciblerini, müfsidlerini herşeyden evvel öğrenmeleri lâzımdır. Özrsüz kılmadığı nemâzları hemen kazâ etmek de farzdır. Kazâ kılmağı gecikdirmek de, nemâzı vaktinde kılmamakdan dahâ büyük günâhdır. Yedi yaşındaki çocuğa nemâzları yanında kıldırarak öğretmek, on yaşında kılmaz ise, eli ile üç kerre hafîf vurarak kıldırmak lâzımdır). Düâ her zemân yapılır. Beş vakt nemâz vaktleri ise, bellidir.

Sesli Okuma
DEVAMBİTİR
(1/5) Okuma ayarları →

(2/5) Kitap ve sayfa numarası seçimi

(3/5) Bölümler arasında dinamik geçiş

(4/5) Önceki veya sonraki bölüm ve sayfalar
(5/5) Sesli okuma ve yazı takibi
15 saniye geri alabilme.