415

Hazret-i Mu’âviye “radıyallahü anh” Mekke-i mükerremenin, Sahâbe-i kirâmın eşrâfından, büyüklerindendir.

Enfâl sûresinin yetmişikinci âyet-i kerîmesinde meâlen, (Bunların hepsi Peygamber aleyhissalâtü vesselâmı içlerinde ivâ ve iskân etmiş, dîn-i islâmı yaymasında nusrat ve yardımda bulunmuşlardır) buyuruldu. İmâm-ı Mâlikin “radıyallahü anh” buyurduğuna göre, Şâmın fethinde, orada bulunan nasârâ [ya’nî hıristiyanlar] dedi ki: Sizin Peygamberinizin Eshâbı, bizim havârîlerimizden dahâ iyidir. Zîrâ onların ismi, Tevrâtda ve İncîlde söylenmiş ve medh olunmuşdur.

Sûre-i Fethde yukarıda bildirilmiş olan âyet-i kerîmeye dayanarak imâm-ı Mâlik “radıyallahü anh”, Eshâb-ı kirâmı sevmiyenlerin kâfir olacağını söylemişdir. İmâm-ı Şâfi’î “rahime-hullahü teâlâ” de böyle buyurmuşdur.

Bu âyet-i kerîmeler ve hadîs-i şerîfler gösteriyor ki, Allahü teâlâ ve Onun Resûlü “sallallahü aleyhi ve sellem” Sahâbe-i kirâmın hepsini âdil bilmişdir. Allahü teâlânın ve Onun Peygamberinin “sallallahü aleyhi ve sellem” âdil bildiği kimseleri, başkalarının âdil bilmemesinin ne ehemmiyyeti ve zararı olur? Eğer Sahâbe-i kirâm, âyet-i kerîme ve ehâdîs-i şerîfe ile medh ve senâ edilmemiş olsaydı dahî, islâma yardımları ve bu uğurda mallarını ve canlarını, ana, baba ve evlâdlarını fedâ etmeleri ve Peygamber efendimize “aleyhissalâtü vesselâm” yardım etmeleri ve îmânlarının kuvveti, hepsinin âdil olduğunu ve böyle i’tikâd etmemiz lâzım geldiğini açık olarak göstermekdedir. Ehl-i sünnet âlimlerinin mezhebleri de budur.

Sahâbe-i kirâmın fazîletini, yüksekliğini, şân ve rütbelerinin büyüklüğünü gösteren hadîs-i şerîfler sayılamıyacak kadar çokdur. Hepsi için buyurulan hadîs-i şerîfler cildlerle kitâb teşkil eder. Bunlardan birkaçını bildirelim:

Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” buyuruyor ki:

(Eshâbımın hepsi, gerek birlikde, toptan, gerekse birer birer, yıldızlar gibi nûrludurlar. Bunlardan hangi birine uyarsanız, ya’nî ardı sıra giderseniz, asl kurtuluş yolu olan, insanlığın kemâli ve se’âdeti olan, Allahü teâlânın sevgisine kavuşursunuz). Bunun içindir ki, din imâmlarımız, ya’nî bu dînin büyükleri, Sahâbe-i kirâmdan herbirinin sözlerini, hareketlerini, işlerini huccet ve sened olarak almışdır. Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” bu hadîs-i şerîfde demek istiyor ki, (Eshâbımdan herhangisini kendinize mezheb imâmı tanır, rehber, önder edinirseniz, re’y ve ictihâdları ile amel ederseniz, gösterdikleri yolda giderseniz, doğru yolda yürümüş olursunuz).

Sesli Okuma
DEVAMBİTİR
(1/5) Okuma ayarları →

(2/5) Kitap ve sayfa numarası seçimi

(3/5) Bölümler arasında dinamik geçiş

(4/5) Önceki veya sonraki bölüm ve sayfalar
(5/5) Sesli okuma ve yazı takibi
15 saniye geri alabilme.