Bundan sonra, herşeyi vekîlden bekler. Dosyayı hâzırladığını da, vekîlden bilir. Çünki, onun âdeti ve işâreti ile hâzırlamışdır. O hâlde, birinci derecede bulunanlar, ticâret, çiftçilik yapar. Bir san’at öğrenir. Allahü teâlânın âdeti olan sebeblere yapışır. Fekat, tevekkülü bırakmaz, çalışmasına güvenmeyip, Allahü teâlânın fadlına, keremine, ihsânına güvenir. Kendisini, baş vurduğu sebeblerle, maksada erişdirmesini, Ondan bekler. Nitekim, ticâreti, çiftçilik sebeblerini de, O gönderdi der. Sebeblere yapışıp eline geçeni Allahü teâlâdan bilir. İşte, sûre-i Kehfdeki 39.cu âyet-i kerîmede meâlen, (Herşeye kuvvet veren, ancak Allahü teâlâdır) buyruldu. Çünki havl, hareket demekdir. Kuvvet de, kudret [enerji] demekdir. Bir insan, kuvvetinin, kendinden olmayıp, Allahü teâlânın yaratdığını bilirse, herşeyi Ondan bekler. Hulâsa, işlerin meydâna gelmesinde, sebebleri arada görmiyen kimse, Allahü teâlâdan başka kimseden birşey beklemez, tevekkül etmiş olur.

Tevekkülün en yüksek derecesini, âriflerin sultânı, Bâyezîd-i Bistâmî haber veriyor. Şöyle ki: Ebû Mûsâ Dîneverî “rahmetullahi teâlâ aleyh” diyor ki, tevekkülün ne olduğunu Bâyezîde sordum. Sen, ne dersin? dedi. Âlimler buyuruyor ki, (Sağın, solun, her tarafın yılan, akreb dolu olsa, kalbine birşey gelmemesi tevekküldür) dedim. Buyurdu ki, bunu yapmak kolaydır. Benim yanımda tevekkül, (Kâfirlerin hepsini Cehennemde azâb içinde, mü’minlerin hepsini Cennetde ni’metler içinde görüp de, ikisi arasında hiç ayrılık bulmamakdır) buyurdu. Ebû Mûsânın dediği, tevekkülün yüksek derecesidir. Fekat bu, zarardan sakınmamak demek değildir. Ebû Bekr “radıyallahü anh” mağarada, yılanın deliğine mubârek ayağını dayıyarak, ondan korundu. Hâlbuki, onun tevekkülü dahâ üstündü. Fekat o, yılandan korkmuyordu. Yılanı yaratandan, Onun yılana kuvvet ve hareket vermesinden korkuyordu. Herşeyin kuvveti ve hareketi, ancak Allahü teâlâdan olduğunu görüyordu. Bâyezîdin sözü, tevekkülün aslı olan îmânı göstermekdedir ki, Allahü teâlânın adâletine, hikmetine, rahmetine ve ihsânına îmândır. Her yapdığının yerinde olduğuna îmândır. Böyle îmân sâhibi, azâb ile ni’met arasında fark görmez.

TEVEKKÜL ETMEK NASIL OLUR? — Dinde bulunan her makâm, üç esâsa dayanır: İlm, hâl ve amel. Tevekkülün ne olduğunu bildirdik ve hâlini de anlatdık. Şimdi amelini, nasıl tevekkül edileceğini bildireceğiz. Çok kimse, tevekkülü, her işi oluruna bırakıp, ihtiyârı ile birşeyi yapmamak, para kazanmak için uğraşmamak, tesarruf yapmamak, yılandan, arslandan, zehrden sakınmamak, hasta olunca ilâc içmemek, dîni, islâmiyyeti öğrenmemek, din düşmanlarından sakınmamak sanır. [Din câhilleri, tevekküle, kanâ’at etmeğe, böyle ma’nâ vererek, islâmiyyet tenbellikdir. Din afyondur, diyor. İslâmiyyete hücûm ediyorlar. Gençleri aldatmağa, dinsiz, îmânsız yapmağa uğraşıyorlar. İslâmiyyete alçakca iftirâ ediyorlar.] Tevekkülü böyle düşünmek yanlışdır. İslâmiyyete uygun değildir. Hâlbuki, tevekkül, islâmiyyetin emr etdiği şeydir. İslâmiyyete uygun olmıyan şeyler, nasıl tevekkül olabilir?

İhtiyârî, ya’nî istiyerek yapılan hareketlerde ve para, mal kazanmakda ve mevcûd parayı, malı tesarruf etmekde, zararlardan sakınmakda ve derdleri, hastaları tedâvî etmekde, ayrı ayrı tevekkül vardır. Bu dört tevekkülü sıra ile bildirelim:

1 — Mal kazanmakda, fâideli şeyleri almakda tevekkül:

Burada, bekârların, yalnız yaşıyanların tevekkülü ile evlilerin, bakacak kimsesi bulunanların tevekkülü birbirine benzemez.

Bakacak kimsesi olmıyanların, mal kazanmasında, ihtiyâclarını gidermesinde tevekkül, sebeblere göre üç kısmdır:

I — Birinci kısm sebebler: Allahü teâlânın birşeyi yaratması için [Yaratmak, hiç yokdan var etmek veyâ mevcûd şeyleri, fizik, şimik, fizyolojik veyâ metafizik kanûnlarla, bir şeklden başka hâssalı şekllere çevirmek demekdir], arada bulundurması, âdet-i ilâhiyyesi olan sebeblerdir. Bu sebebler, tecribe ile anlaşılır. Böyle sebeblere yapışmamak, tevekkül değil, delilik, ahmaklık olur.

Sesli Okuma
DEVAMBİTİR
(1/5) Okuma ayarları →

(2/5) Kitap ve sayfa numarası seçimi

(3/5) Bölümler arasında dinamik geçiş

(4/5) Önceki veya sonraki bölüm ve sayfalar
(5/5) Sesli okuma ve yazı takibi
15 saniye geri alabilme.