sabâh nemâzı vaktine kadar olan zemân içinde, biraz Arafâtda dursa veyâ ihrâmlı olarak Arafâtdan geçse veyâ ihrâmlandıkdan sonra hasta olup uykuda iken, baygın iken sedye içinde veyâ başka birşeyle taşınarak nüsükler yapdırılırsa veyâhud ihrâma girmeden önce, hasta olan, bayılan yerine başkası ihrâma girip, bu uyanmadan, ayılmadan önce, o bunun yerine de nüsükleri ayrıca yaparsa veyâ Arefe günü olduğunu bilmiyerek, Arafâtda dursa, haccı sahîh ve tavâf-ı kudûm sâkıt olur. O yerin Arafât olduğunu bilmek ve niyyet etmek lâzım değildir. O gün veyâ gece, Arafâtda bulunmıyan veyâ Arafâtdan geçmiyen veyâ tayyârede uçarak geçen, hâcı olmaz. Vehhâbîlerin haccı bir gün önce yapdıkları senelerde hac sahîh olmamakdadır. Hilâl, güneşin gurûb etdiği yere yakın ve şemsden sonra gurûb eder. Şişkinliği garb tarafındadır. Terbî’ ya’nî yedinci gecede kamer şemsden altı sâat sonra gurûb eder. Bedr-i tamda, ya’nî 14. cü gecede tam dâire olup, şems gurûb ederken tulû’ ve sabâh vakti gurûb eder. 28 Temmuz 1987 Salı günkü Türkiye gazetesinde diyor ki, (Kayseride Pazar günü Zilhicce ayının hilâli görülemedi. Pazartesi günü 19 u 50 geçe güneş gurûb etdi. 20 yi 20 geçe Hilâl görülüp, bu da 20 yi 55 geçe gurûb etdi). Buna göre Zilhiccenin birinci günü salı olup, dokuzuncu çarşamba günü Arefe olmakdadır. Vehhâbî hükûmeti, hâcıları pazartesi günü Arafâta götürdüler. Çarşamba günü tekrâr gitmek istiyenlere mâni’ oldular.

3 — Kâ’be-i mu’azzamayı (Tavâf-ı ziyâret) etmekdir. Tavâf, Mescid-i harâm içinde, Kâ’be-i mu’azzama etrâfında dönmek demekdir. Dördü farz, üçü vâcib olmak üzere yedi kerre dönülür. Zemzem kuyusunun ve Makâm-ı İbrâhîmin dışından dolaşarak da tavâf etmek câizdir. Kadınların tavâf ederken, Kâ’beye yaklaşmamaları efdal olduğu (Eşbâh)da yazılıdır. Kadına dokunmak ihtimâli çok ise, şâfi’îlerin hanefî veyâ mâlikîyi taklîd etmesi lâzım olur. Tavâfı mescid dışından yapmak câiz değildir. Tavâfa niyyet etmek de, ayrıca farzdır. Tavâf-ı ziyâreti, Arafâtdan sonra yapmak da farzdır. Tavâf ederken ve sa’y ederken, ezân okunursa, bunlar bırakılıp, nemâzdan sonra temâmlanır. Tahtâvînin (Merâkıl-felâh) hâşiyesi, bayram nemâzında diyor ki, (Kâ’beden başka bir câmi’ etrâfında ibâdet için dönenin kâfir olmasından korkulur).

HACCIN VÂCİBLERİ YİRMİİKİDİR:

1 — Tavâf-ı kudûmdan sonra ve hac ayları içinde olmak şartı ile, Safâ ile Merve tepeleri arasında, sa’y etmek, ya’nî, yedi kerre usûlü ile yürümek. Tavâfsız sa’y sahîh olmaz.

2 — Arafâtdan dönüşde, Müzdelifede, vakfeye durmakdır. Âdem “aleyhisselâm”, hazret-i Havvâ ile ilk olarak Müzdelifede buluşdu.

3 — Şeytân taşlamak, ya’nî Minâda, üç gün, üç ayrı yerde temiz taş veyâ teyemmüm câiz olan şey atmakdır.

4 — İhrâmdan çıkmadan önce, başın en az dörtde birini ustura ile traş etdirmek veyâ en az üç santimetre, kendisi veyâ başkası kırkmakdır. Berber veyâ ustura bulamamak özr sayılmaz. Başında saç olmıyan veyâ başı yara olan da, usturayı, değmeden başdan geçirmelidir. Kadınlar, saçını traş etmez. Makas ile biraz keser.

5 — (Âfâkî) olan, ya’nî Mîkât denilen yerlerden dahâ uzak memleketlerin hâcıları, Mekkeden son ayrılacağı gün (Tavâf-ı sadr), ya’nî (Tavâf-ı vedâ) yapmakdır. Hayzlı kadına bu tavâf vâcib değildir. Bu tavâfda Remel ve ardında sa’y yokdur.

6 — Arafâtda, güneş batdıkdan sonra da, biraz kalmakdır. (Cevhere) ve (Mecmû’a-i Zühdiyye) kitâblarında diyor ki, (Güneş batmadan önce Arafât meydânından dışarı çıkanın kurban kesmesi lâzım olur. Cünüb iken Arafâtda durulabilir).

7 — Tavâf-i ziyâretde, Kâ’be-i mu’azzama etrâfında dörtden sonra üç kerre dahâ dönmekdir. Tavâf-ı ziyâretden sonra Minâda gecelemek hanefîde sünnetdir.

8 — Tavâfda abdestsiz ve cünüb olmamakdır.

9 — Elbise temiz olmakdır.

10 — Tavâf yaparken, Hatîm denilen yerin dışından dolaşmakdır.

11 — Tavâfda, Kâ’be-i mu’azzama, sol tarafda kalmakdır.

Sesli Okuma
DEVAMBİTİR
(1/5) Okuma ayarları →

(2/5) Kitap ve sayfa numarası seçimi

(3/5) Bölümler arasında dinamik geçiş

(4/5) Önceki veya sonraki bölüm ve sayfalar
(5/5) Sesli okuma ve yazı takibi
15 saniye geri alabilme.