Hutbe başlamadan önce, omuza, elbiseye basmamak üzere, minbere veyâ mihrâba yakın olmak için saflar arasından geçmek câizdir. Hutbe okunurken yer değişdirmek, yanındakine sıkıntı vermek harâmdır. Cemâ’at arasında dolaşarak dilenmek ve buna sadaka vermek harâmdır. Böyle dileneni câmi’den çıkarmalıdır.

Cum’a günleri düânın kabûl olacağı bir ân vardır. Bu ân, hutbe ile Cum’a nemâzı içindedir diyenler çokdur. Hutbe dinlerken, düâ kalbden olur. Ses çıkarmak câiz değildir. Bu ân her şehr için başkadır. Cum’a günü, gecesinden dahâ kıymetlidir. Gecesinde veyâ gündüzünde (Sûre-i Kehf) okumak çok sevâbdır. (Tefsîr-i Mazherî.)

Cum’a nemâzı için gusl abdesti almak, güzel koku sürünmek, yeni, temiz giyinmek, saç, tırnak kesmek, câmi’de buhor [koku] yakmak, (Tebkîr) [câmi’e erken gelmek] sünnetdir. (Dürr-ül-muhtâr)da, beşinci cildde buyuruyor ki, (Her müslimânın Cum’a günleri, Cum’a nemâzından önce veyâ sonra başını traş etmesi ve tırnaklarını kesmesi sünnetdir. Nemâzdan sonra kesilmesi efdaldir. Nitekim bunlar, hacdan sonra yapılır. Cum’a günü kesemiyen, başka günlerde kesmelidir. Sonraki Cum’a günü kesmeği beklememelidir. Harbde tırnakları ve bıyıkları uzatmak müstehabdır. Her Cum’a günü yıkanarak ve koltuk ve kasık kıllarını traş ederek temizlemek müstehabdır. Kılları ilâc ile [Rosma pudrası ile, jilet ile] veyâ yolarak almak câizdir. Onbeş günde bir traş etmek de câizdir. Kırk günden fazla, traş etmemek tahrîmen mekrûhdur). Dübür kıllarını izâle etmenin de müstehab olduğu Tahtâvînin “rahmetullahi teâlâ aleyh” İmdâd hâşiyesinde yazılıdır.

Tırnağı uzun olanın rızkı meşakkat ile, sıkıntı ile hâsıl olur. Hadîs-i şerîfde buyuruldu ki, (Cum’a günü tırnağını kesen kimse, bir hafta, belâlardan emîn olur).

Bıyık kazımak bid’atdir. Bıyıkları kırkarak, kaşlar kadar kısaltmak sünnetdir. Sakalı [çenedeki ile birlikde] bir tutam uzatmak ve bundan fazlasını kesmek sünnetdir. Sakalın ve bıyığın arasında bulunan beyâz kılı yolmak câizdir. Sakalın bir tutamdan fazla uzun olması, aklın az olmasına alâmet olur, denildi.

(Tebyîn)de ve bunun Şelbî “rahmetullahi teâlâ aleyh” hâşiyesinde, guslün farzlarını anlatırken diyor ki, (Müslimdeki hadîs-i şerîfde on şey sünnetdir: Bıyığı kısaltmak, sakalı uzatmak, misvâk kullanmak, mazmaza, istinşak, tırnak kesmek, ayak parmaklarını yıkamak, koltuk altını temizlemek, kasıkları temizlemek, su ile istincâ buyuruldu). Sakal uzatmanın sünnet olduğunu bu hadîs-i şerîf açıkca bildirmekdedir. Sakalı bir tutam uzatmak ve bir tutamdan fazlasını kesmek sünnetdir. Ba’zılarının yapdığı gibi yanakları kazıyıp, yalnız çenede sakal bırakmak, bu sünneti, değişdirmek olur. Sakalı bir tutamdan kısa bırakmak da, sünnete uygun değildir. Sünnete uymak niyyeti ile kısa sakal bırakmak bid’at olur. Harâm olur. Böyle kısa sakalı bir tutama kadar uzatmak vâcib olur. Âdet olduğu için, herkese uymuş olmak için sakal kazımak mekrûh olur. Zâlimler arasında kalıp, alay edilmemek, eziyyet görmemek için veyâ harâm ve küfr işlememek, yâhud farzları yapabilmek için, nafaka kazanmak, gençlere emr-i ma’rûf ve nehy-i anilmünker yapabilmek için, dîn-i islâma hizmet edebilmek, mazlûmlara yardım edebilmek, fitne çıkmasını önlemek için, sakalı büsbütün traş etmek câiz ve lâzım olur. Bu sayılan şeyler, sünneti terk etmek için özr olur, fekat, bid’at işlemek için özr olmazlar.

(El-halâl vel-harâm) kitâbında diyor ki, (Hadîs-i şerîfde, Müşriklere muhâlefet ediniz. Sakalınızı uzatınız! buyuruldu. [Bu kitâbın yazarı olan Yûsüf Kardâvî, önsözünde mezhebsiz olduğunu i’lân etdiğinden, yazıları sened olamaz ise de, bu hadîs-i şerîfi Ehl-i sünnete uygun açıklamışdır.] İbni Teymiyye, bu hadîs sakal kazımanın harâm olduğunu gösteriyor, dedi. (Feth)de, Iyâddan alarak, mekrûhdur, denildi. Mubâh diyenler de oldu. Doğrusu, hadîs-i şerîf, sakal uzatmanın vâcib olduğunu göstermiyor. Yehûdî ve Nasârâ, sakal boyamaz. 

Sesli Okuma
DEVAMBİTİR
(1/5) Okuma ayarları →

(2/5) Kitap ve sayfa numarası seçimi

(3/5) Bölümler arasında dinamik geçiş

(4/5) Önceki veya sonraki bölüm ve sayfalar
(5/5) Sesli okuma ve yazı takibi
15 saniye geri alabilme.